ANASAYFA

 

Abdullah B.Cahş Seriyyesi
 

(Hicret 'in 2. senesi Receb ayı)

Peygamber Efendimiz, bu tarihte Abdullah b. Cahş'ı huzuruna çağırdı ve Muhacir Müslümanlardan sekiz kişilik bir birlik kumandasında Nahle Vadisine gideceğini emir buyurdu. Birliğe katılanlara hitaben de, "Sizin üzerinize birini tâyin edeceğim ki, o, en hayırlınız değildir; fakat, açlığa, susuzluğa en çok dayanan, katlananınızdır."518 dedi.

Resûl-i Ekrem, kumandan tâyin ettiği Abdullah b. Cahş'a bir de mektup verdi. Bu mektubu iki gün yol aldıktan sonra açıp okumasını ve ona göre hareket etmesini emir buyurdu.

İki günlük yolculuktan sonra Abdullah b. Cahş, emir gereğince mektubu açıp okudu. Mektupta şunların yazılı olduğunu gördü:

"Bu mektubumu gözden geçirdiğin zaman Mekke ile Taif arasındaki Nahle Vadisine kadar yürüyüp, oraya inersin. Oradaki Kureyş'i gözetler, alabildiğin haberleri, gelip, bize bildi-

rirsin."519

Şu hâlde, bu seriyyeden maksat, Kureyş'in hareketini gözetlemek, ne gibi hazırlıklar içinde bulunduklarını tesbit etmekti.

Kahraman sahabî Abdullah b. Cahş, Hz. Resûlullah'ın mektubuna, "Semi'nâ ve ata'nâ [Dinledik ve itaat ettik]." dedikten sonra, mücâhidlere de, "Hanginiz şehid olmayı ister ve o makamı özlerse benimle gelsin; kim de ondan hoşlanmazsa geri dönsün! Ben ise, Resûlullah'm emrini yerine getireceğim."520 diye hitab etti.

Fedakâr mücâhidler, tereddütsüz, kumandanlarının emrine amade olduklarını bildirdiler.

Mücâhidler, nöbetleşe bindikleri develerle Nahle Vadisine vardılar. Orada konakladılar.

Bu arada, yükleri kuru üzüm ve bazı yiyecek maddeleri olan Kureyş'in bir kervanı göründü. Gelip, onlara yakın bir yerde konakladı.

Mücâhidler, bunlara karşı nasıl davranmaları gerektiği hususunda konuştular. Hücum etmeyeceklerine dair önce bir karara varamadılar. Çünkü, içinde kan dökmek haram olan Receb ayinin girip girmediğinde tereddüt ediyorlardı. Sonunda, henüz Receb ayının girmesine bir gün var olduğu kanaatine varınca, ittifakla kervanı ele geçireceklerine dair karar aldılar. Tam o esnada Vâkıd b. Abdullah'ın attığı bir okla, kervanın reisi Amr b. Hadremî öldü. Mücâhidler, diğerlerinin üzerine yürüdüler. İki kişiyi esir alıp kervanı da ele geçirdiler.

Kurtulanlar, Kureyşlileri hâdiseden haberdar etmek için Mekke'ye doğru kaçmaya başladılar. Mücâhidler ise, iki esir ve kervanla birlikte Medine'ye döndüler.

Seriyyenin başkanı Abdullah b. Cahş Hazretleri durumu anlatınca, Fahr-i Kâinat Efendimiz hiddetle, "Ben, size haram olan ayda çarpışmayı emretmemiştim!" dedi ve ganimetten herhangi bir şey almaktan kaçındı.

Seriyyeye iştirak etmiş bulunan mücâhidler, Resûl-i Ekrem'in bu hareketi karşısında neye uğradıklarını şaşırdılar. Diğer sahabîler de onların bu hareketlerini tasvip etmeyince, bütün bütün ruhlarını büyük bir sıkıntı sardı.

Resûl-i Kibriya'ya durumu izah ettiler. "Yâ ResûlallahL" dediler, "Biz, onu Receb'in ilk gecesinde ve Cemaziyelâhir ayının son gecesinde öldürdük! Receb ayı girince kılıçlarımızı kınına soktuk!"

Buna rağmen Resûlullah, kendisi için ayrılan ganimeti almadı. Çünkü, ortada bir şüphe söz konusuydu.

Nitekim, Mekkeli müşrikler de bu hareketi dillerine doladılar ve dedikodu yapmaya başladılar: "Muhammed ve ashabı, haram ayı helâl saydı; onda kan döktüler, mal aldılar, adam esir ettiler."

Bu dedikodular Medine'den de duyuldu.

Diğer taraftan, Medine'de bulunan Yahudiler de ileri geri konuştular.

Bir taraftan, seriyyeye iştirak etmiş bulunan mücâhidler, bu hareketlerinden dolayı üzüntü duyuyorlardı; diğer taraftan, Mekkeli müşrikler ve Medineli Yahudiler, ileri geri konuşuyorlardı. Peygamber Efendimiz ise, kendisine ayrılan ganimeti kabul etmiyordu.

Bir müddet sonra Efendimize vahiy geldi ve meseleyi halletti. İlgili âyette şöyle buyuruldu:

"Sana haram olan çarpışmanın hükmünden soruyorlar. De ki: 'O ayda savaş yapmak büyük günahtır. Fakat, küfür ve inkârla insanları Allah yolundan çevirmek, Mescid-i Haram'da tavaf ve namazdan alıkoymak, Peygamber ve ashabını Mekke'den çıkarmak, Allah katında daha büyük bir günahtır. 'Allah'a ortak koşmak' fitnesi, Müslümanların haram ayda yaptıkları savaştan da beterdir. Ey mü'minler!.. Kâfirlerin gücü yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaktan bir an bile geri durmazlar."521Seriyyeye iştirak etmiş olan mücâhidler, bu âyet üzerine sıkıntı ve manevî ızdıraptan kurtuldular. Peygamber Efendimiz de, kendisi için ayrılmış bulunan ganîmet hissesini kabul etti. Müşrikler ise, esirleri için kurtuluş bedeli gönderdiler. Esirlerden sâdece Osman b. Abdullah, Mekke'ye gitti; diğer esir Hakem b. Keysan ise, Müslüman olup Medine'de kaldı.522

Hakem b. Keysan Nasıl Müslüman Oldu?

Burada, esirlerden Hakem b. Keysan'ın nasıl Müslüman olduğunu ibret nazarlarına sunmakta fayda görüyoruz.

Mücâhidler tarafından esir alınınca, Kumandan Abdullah b. Cahş, onun boynuna vurmak istemişti; fakat, diğer sahabîler, "Hayır, Resûlullah'a götürelim." diyerek, buna mâni olmuşlardı. Böylece, Hakem, boynunun vurulmasından kurtulmuştu.

Medine'ye döndüklerinde onu Peygamber Efendimize götürdüler. Resûl-i Ekrem, Hakem'i Müslüman olmaya davet etti. Ancak o, menfî tavır takındı; hattâ, ileri geri konuşmaya başladı.

Bu konuşmalarından hiddete gelen Hz. Ömer, "Bunun Müslüman olacağı yok Yâ Resûlallah!.. Müsaade et, boynunu vuralım!" diye konuştu.

Resûl-i Ekrem, bu teklifi kabul etmedi ve Hakem'i tekrar tekrar İslâm'a davet etti. Sonunda Hakem, "İslâm nedir?" diye sordu.

Resûl-i Ekrem, "İslâm, şeriki olmayan bir Allah'a îman ve ibâdet, Muhammed'in de O'nun kulu ve resulü olduğuna şehâdet etmendir." buyurunca, Hakem, "Müslüman oldum!" diyerek kelime-i şehâdet getirdi.

Resûl-i Ekrem de, sahabîlere dönerek, "Eğer sizin, onun hakkındaki görüşünüze uyup onu öldürseydim, Cehennem'e girmiş, gitmişti!"523 diyerek hepimize ölçü olacak dersini verdi.

Hz. Resûlullah'ın İslâm'a davetteki temennisi, sabrı ve sebatı, işte bir insanı böylesine Cehennem'den kurtarıp, sahabî gibi şerefli bir makama yükseltiyordu.

 

Üveysilik Yolunda Sevgililer Sevgilisi


Efendimizin Dünyaya Gelişine Kadar Olan Hadiseler
 
Efendimizin Pak Nesebleri
Efendimizin Meşhur Dedeleri
Abdullah
Fil Vakası

Efendimizin Dünyaya Gelişi ve Çocukluğu
 
Efendimizin Dünyaya Teşrifi
Efendimizin Sütanneye Verilmesi
Efendimiz Sadoğulları Yurdunda
Efendimizin Annesine Getirilmesi ve Annesinin Vefatı
Efendimiz Dedesi Abdulmuttalib'in Yanında


Efendimizin 12 Yaşından 38 Yaşına Kadar Olan Hayatı
 
Amcasıyla Şam'a Gidişi
Hz. Haticeyle Evlenmesi
Zeyd Bin Harise'yi Azad Etmesi ve Hz.Ali'yi Yanına Alması
Kabe'nin Yeniden İmarı

Risaletinden Önce İnsanlığın ve Dünyanın Durumu
 
İnsanlığın ve Dünyanın Durumu
Arabistan'nın Durumu
Kuss B.Saide Efendimizi Haber Veriyor

Efendimize Peygamberlik Vazifesinin Verilmesi




İlk Müslümanlar ve Maruz Kaldıkları İşkenceler
 
Hz.Hatice, Hz. Ebubekir ve Hz.Ali'nin Müslüman Oluşu
Gizli Davetin Hız Kazanması ve Hz.Bilal'a Yapılan İşkenceler
Hz.Osman,Talha B.Ubeydullah, Halid B.Sad İslam'a Girmeleri
Sad B.Ebi Vakkas, Ebu Zerr-i Gıfari, Habbab B. Eret'in İslam'a Girmeleri

Aleni Davet
 
Efendimizin Peygamberliğini Açıklaması
Efendimize Hakaret ve Eziyetler
Müşriklerin Ebu Talib'e Şikayetleri ve Yeni İstekleri
Hz. Hamza ve Hz. Ömer'in İslam'a Girmeleri
Habeşistan'a Hicret
Şakkı Kamer Mucizesi
Boykot
Hüzün Yılı
Hz. Aişe İle Nişanlanması ve Hz. Sevdeyle Evlenmesi
Taif'e Gidişleri Ve Mekke'ye Geri Dönüşleri
İsra ve Miraç Mucizesi
Medineli İlk Müslümanlar ve Akabe Biatları
Medine'ye Hicret'in Başlaması Ve Hz. Ömer'in Hicreti

Efendimizin Medine'ye Hicreti
Efendimizin Hicreti
Efendimizin Medine'ye Gelişi
Mekke Devrinin Hülasası

Hicretin 1. Yılı
 
Medine ve Ahalisi
Müşriklerin Tehdidi
Muhacirlerle Ensar Arasında Kardeşlik Kurulması
Mescid-i Nebevi'nin İnşası
Hanunüil-Ciz Mucizesi
Ezanın Meşru Kılınması
Efendimizin Ev Halkını Mekke'den Getirtmesi
Ashabı Suffa
İlk İslam Devleti
Müşriklere Mukabeleye İzin Verilmesi
Hicretin 1. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri

Hicretin 2. Yılı
  Buvat, Safevan ve Uşeyre Gazası
  Abdullah B.Cahş Seriyyesi
  Kıblenin Mescid-i Haram'a Çevrilmesi
  Bedir Muhaberesi
  Bedir Muhaberesi Neticesi
  Münafıkların Ortaya Çıkışı
  Beni Kaynuka Gazası
  Sevik Gazvesi
  Hicretin 2. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri
Hicretin 3. Yılı
  Gatafan Gazası ve Karde Seriyyesi
  Efendimizin Hz. Hafsa ve Hz. Zeyneb'le Evlenmes
  Uhud Muharebesi
  İslam Ordusu Uhud'da
  Uhud Harbinin Seyrini Değiştiren Hadise
  Hazin Netice
  Hamraül Esed Seferi
  Uhud Mağlubiyetinin Bazı Hikmetler
  Hicretin 4. Yılı
  Reci Vakası ve Bir'i Mauna Faciası
  Beni Nadir, Zatürrika ve Bedrül Mevid Gazası
  Efendimizin Ümmü Selemeyle Evlenmesi
  Hicretin 4. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri
  Hicretin 5. Yılı
  Dümetül Cendel ve Beni Müstalik Gazası
  Efendimizin Hz. Zeyneb ve Hz. Cüveyriye'yle Evlenmesi
  İfk Hadisesi
  Hendek Muharebesi
  Hendek Kazı İşinin Tamamlanması
  Harbin Başlaması
  Hicretin 5. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri
  Hicretin 6. Yılı
  Kurata, Beni Lihyanve İs Seferleri ve Gabe Gazası
  Umre Seferi ve İlk Yağmur Duası
  Hudeybiye Anlaşması
  Müslümanların Sadâkat İmtihanı
  Hudeybiye Anlaşmasına Kısa Bir Bakış
  Hicretin 7. Yılı
  Efendimizin Hükümdarları İslam'a Daveti
  Necaşi ve Heraklus'un İslam'a Davet Edilmesi
  Kisra ve Mukavkıs'ın İslam'a Davet Edilmesi
  Gassan Hükümdarı ve Yemame Emiri'nin İslam'a Davet Edilmesi
  Hayber'in Fethi
  Netice
  Kaza Umresi
  Hicretin 7. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri
  Hicretin 8. Yılı
  Hz.Zeyneb'in Vefatı
  Üç Meşhur Şahsiyetin Müslüman Olmaları
  Mute Muharebesi
  Beni Mürre, Zatü's-Selasil ve Sifü'l-Bahr Seferleri
  Mekke'nin Fethi
  İslam Ordusu Mekke Yolunda
  Mekke'ye Giriş Hazırlığı
  Peygamberimizin İkinci Hutbesi
  Huneyn Muharebesi
  Taif Kuşatması
  Umman ve Bahreyn Hükümdarlarının Müslüman Oluşu
  Hicretin 8. Senesinin Diğer Mühim Bazı Hadiseleri
  Hicretin 9. Yılı
  Hicretin 9. Senesindeki Mühim Bazı Hadiseleri - 1
  Hicretin 9. Senesindeki Mühim Bazı Hadiseleri - 2
  Hicretin 9. Senesindeki Mühim Bazı Hadiseleri - 3
  Tebük Gazası
  İslâm Ordusu, Tebük'te
  Tebük'ten Ayrılış
  Hicretin 10. Yılı
  Hicretin 10. Senesindeki Mühim Bazı Hadiseleri - 1
  Hicretin 10. Senesindeki Mühim Bazı Hadiseleri - 2
  Veda Haccı
  Hicretin 11. Yılı
  Usame Ordusu
  Peygamberimizin Hastalanması
  Vefatından Bir Gün Evvel
  O Pazartesi
  Vefattan Sonra

WWW www.uveysilikyolu.com