Nevşehirli Hacı Abdullah Baba Hz.lerinin Hayatları
Davamız İrşaddır. Davamız İnsanlara İyi Ahlakı, İslamı, Edebi, Terbiyeyi, İnancı, Ögretmek ve Yaşatmaktır .
Abdullah Gürbüz (ks)



Sema Sefa,
Cana Sifa,
Ruha Gıdadır
.

  Abdullahbaba.com
  Mevlanadostu.com   Rufaiyolu.com
  Abdullahbaba radyo


Abdullah Baba  (ks)  Aziz Hz.lerinin
Vasiyeti

               Rasulullah(sav)Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde:
            “Muhakkak Allah Teâlâ'nın kullarından bazı insanlar vardır, nebi veya şehid değillerdir. (Lakin) Nebi ve şehidler onlara gıpta ederler (kıyamette onları parmakla birbirine gösterirler). Çünkü kıyamette onların Allah nezdinde makamları vardır.”   
            Ashabı kiram:
            “Onların kim olduğunu bize söyler misiniz Efendim?” dediler.
            Rasulullah(sav)Efendimiz Şöyle buyurdular:
            “Onlar öyle kimselerdir ki, dünyada iken aralarında bir alış veriş yahut bir akrabalık bağı olmadığı halde yalnız Cenabı Hakk'ın ravhi (Kur’an-ın hükmünü öğrenmek ve onunla amel etmek, zikir ve Cenabı Hakk'ın rahmetini elde etmek için) ile birbirini sevenlerdir. Allah'a and ederim ki muhakkak yüzleri nurdur. Ve onlar (dünyada yalnız Kur'an ile amel etmek için birbirlerini sevdiklerinden) kıyamette nurdan yapılmış minder üzerinde otururlar. İnsanlar hesap’tan korktukları zaman onlar korkmazlar ve azabından mahzun oldukları zaman da onlar mahzun olmazlar. Dikkat edin, Allah'ın dostları üzerinde korku yoktur ve onlar üzülmezler de.”buyurdu.
            Yani dünyada iken birbirlerine Allah'ın emirlerini yaparak ve Allah'ın yasaklarından sakınarak cemaatleşip birbirini seven kimselerdir. Allah-u Teâlâ’da ahirette onlara bu mükâfatı verir.
            Yüce Rabbimize Sonsuz Hamd-ü Senalar olsun ki bizleri Katında kıymeti çok yüce olan Peygamber (sav)Efendimizin Gerçek varisi, Zamanımızın Kutbu, Asrımızın mânâ güneşi, Âşıkların sultanı Hadim-ül Fukara Abdullah Baba  (ks) Aziz Hz.lerine kavuşturdu Ona tabi olmayı nasip eyledi. Üstadımızın hayat nizamı tamamen Kur’an ve Sünnet çizgisi üzerinde olmuş yaşadığı şerefli Ömrü mübarekeleri de bu gaye ile geçmiştir.
            O Çok sevdiği Rabbine (cc) kavuşmazdan önce bizlere son olarak şöyle seslendiler:

Bismillahirrahmanirrahim

            Elhamdülillahi Rabbil âlemin. Vesalâtü vesselâmü âlâ seyyidina Muhammedin ve âlâ âlihi ve sahbihi ecmain
            Allah (cc)’ın selamı, rahmeti bereketi sizin ve tüm ümmeti Muhammed’in üzerinize olsun. Allah (cc)’u Zülcelâl şöyle buyurmaktadır;
            “Ey iman edenler zannın birçoğundan sakının, zannın büyük bir kısmı günahtır. Birbirlerinizin ayıplarını araştırmayınız, sizden biriniz ölmüş kardeşinizin etini yemeyi sever mi? Ondan tiksindiniz” (Hucurat/12) (zaruret halinde eti yenmeyen hayvanların bile ölmeyecek kadar eti yenir ama insan etine asla müsaade edilmemiştir.) Allah (cc) dan korkun Allah (cc) tövbeleri kabul eden ve çok merhametli olandır.
            Rasulallah   (sav) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
            “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirlerinizi sevmedikçe gerçek mümin olamazsınız”
            Müslümanlar, hele takvayım diyen, tasavvuf yolunun yolcusuyum diyen insanlar birbirlerini sevmezlerse diğer insanlar sever mi?
            Resulallah (sav) Efendimiz Ebu Cehil’e bile Ebu Cehil dememiş, insanların İslam’dan uzaklaşması için değil İslam’a ısınmaları için gece gündüz gayret sarf etmiş, gözyaşı dökülmüş, dua etmiştir Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
          “Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.”
            Allah (cc)’ın hidayete erdirdiğini kimse dalalete düşüremez, dalalete düşürdüğünü de kimse hidayete erdiremez.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur;
            “Deki; Ey mülkün sahibi olan Allah’ım, mülk senindir, dilediğine verirsin, dilediğinden söküp alırsın, dilediğini aziz dilediğini zelil edersin.(Ali İmran /26)
            Hidayete erdirmek yâda erdirmemek, aziz etmek ya da zelil etmek Allah (cc)’a mahsustur, insanların buna gücü yetmez. Kur-an’ın kölesiyim bendesiyim Hz. Muhammed (sav) Efendimizin yolunun tozuyum, toprağıyım. “La İlahe İllallah Muhammedun Rasulallah” diyen insanların hizmetçisiyim. “Hep incindim, beni incittiler ama kimseyi incitmedim” kimseyi incitmeyiniz, kalp kırmayınız. Bizim yanımızda bize bağlısınız, bizim yanımızdan ayrıldığınız zaman hep nefislerinize bağlanıyorsunuz.
            Allah (cc)’ın Resulü Hz. Muhammed (sav) insanları takva yoluna çağırmış, o yolda en güzel örnek olmuştur. Sahabeler insanları takva yoluna çağırmışlar. Mezhep sahipleri, piranlar insanları takva yoluna çağırmışlar, bizler de takva yoluna çağırıyoruz.
            Sizlerin görevi bu yola gelen insanları kaçırmak değil, gelmeyenleri bu yola getirmeye çalışmaktır. “İnsanlara ilim ile değil, hilm (tevazu) ile yaklaşınız.” İnsanların anlayacağı şekilde insanlara konuşunuz.
            Allah-u Teâlâ  (cc) Musa ile Harun Aleyhisselam’ı Firavun’a gönderirken bile: “Ya Musa, Ya Harun Firavun’a yumuşak söz ile anlatın”, buyurmuştur.
            Bu güzel yolumuza, bu nurlu yolumuza aşkla muhabbet ile gelen, kardeşlerinizi, bu takva yolundan kaçırırsanız veya ayrılmasına sebep olursanız, onların vebalinden nasıl kurtulacaksınız? O vebali nasıl yükleneceksiniz?
            Yaptığınız herşeyi Allah (cc)’ın rızası için yapınız, birbirlerinizi Allah (cc)  için seviniz, birbirinizin ayıplarını, hatalarını aramayınız. “Kim bir kardeşinin ayıbını örter ise, Allah ‘u Teâlâ (cc) da onun ayıbını örter.”
           Bu yolda olan insanlarla değil İslam’ı bilmeyen, Kur-an’ı bilmeyen, tasavvufa düşman olan insanlar ile uğraşın, onları bu yola getirmeye çalışın.
            Allah-u Teâlâ (cc)  şöyle buyurur:
            Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de dağlarla ululuk yarışına girebilirsin (İsra / 37)
            Sakın ilminize, bilginize, makamınıza, mevkiinize bu yoldaki geçirdiğiniz zamana güvenip mağrur olmayınız, daima tevazulu ve yumuşak huylu olunuz, büyüklük ancak ALLAH ’a mahsustur. Güneş gibi olunuz, güler yüzlü olunuz, herkese sıcaklığınızı veriniz. Rahmet gibi olunuz, herkese dua ediniz, toprak gibi tevazulu olunuz, su gibi cömert olunuz.

İstemez misin Dünya Onların, Ahiret Bizim Olsun ?